
Bahar gelip karlar yavaş yavaş eridiğinde, yüksek dağ doruklarının geniş eteklerinde,siyah kıl çadırlarını kurarak sürü hayvancılığı yapan göçerler şimdilerde bu doğal yaşamlarından çok uzakta yaşamaktadırlar.
Gözümüzün görüp de beynimizin fark etmediği ne çok değerlerimiz var. Göçerler de bunlardan biri… Gerçek yaşamlarından uzak bırakılan, şehirlerde bu doğal yaşamlarını tüm zorluklara rağmen sürdürmeye çalışan, her gün sokak başlarında süt satmak için emek veren parklarda ya da çöp kutularında hayvanlarını besleyen, yasaklara rağmen ısınmak için şehirlerde tezek yapımını devam ettiren Göçerlerimiz…
Göçerlik sürü yayvancılığı yapan, mevsimlere bağlı olarak yer değiştiren yerleşik yaşama geçmemiş, insan topluluklarının kıl çadırlarda sürdürdüğü yaşam biçimidir. Bahar gelip karlar yavaş yavaş eridiğinde, yüksek dağ doruklarının geniş eteklerinde, siyah kıl çadırlarını kurarak sürü hayvancılığı yapan Göçerler şimdilerde bu doğal yaşamlarından çok uzakta yaşamaktadırlar.
Türkiye’nin neresine gidersek gidelim mutlaka Göçerlere rastlarız. Batman’da yaşayanlar da Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde kalan Göçerlerin bir bölümünü oluşturuyor. Uzaktan izleyip bize çok basit bir yaşammış gibi görünen, bu hayatı daha yakından tanımak için Batman’da Göçer’lerin yoğun olarak yaşadığı kırsal mahallelere doğru yol alıyorum. Burada yaşayanlar yerleşik hayata geçmelerine rağmen yaşam tarzlarını değiştirmemişler. Gittiğim her Göçer evinin avlusunda ya da evin alt katında hayvanların barınması için ahırlar bulunmakta. Şehir yaşamının küçükbaş hayvancılığa elverişli olmamasından dolayı bu hayvanları satmak zorunda kalmışlar her avluda sadece birkaç büyükbaş hayvanın dışında pekte bir şey görülmüyor aslında…
20 yıldır yaylalara çıkmıyorlar
Göçerlerin yoğunlukla bulunduğu mahallerde yaşamı bilen birçok yaşlıyla konuştuktan sonra
Kapı dibinde torunlarıyla birlikte oturan Halime teyzenin dikkatimi çekmesiyle kendimi yanında buluyorum. Hiç fark etmeden, öyle uzun bir yolculuğa çıkıyoruz ki kendimi uçsuz bucaksız bir yaylada görür gibi oluyorum. Ta ki Halime teyzenin nerde o eski günler deyişini duyana kadar. 20 yıldır yaylalara çıkmadıklarını belirtiyor;
eskiden yaylalarda yaşam koşullarının zor ama bir o kadar da bereketli olduğunu söylüyor. Yayladayken sabahın erken saatlerinde kalkıp hayvanlarını sağdıklarını bu sağdıkları sütten peynir, tereyağı, yoğurt elde ettiklerini söyleyen Halime teyze yaylada kaldıkları 40 gün boyunca üretici olmalarından dolayı kışın erzaklarını da hazırlayıp, havaların soğumasıyla birlikte daha sıcak olan ovalara doğru yol aldıklarını belirtiyor. Ovalarda da üretici yaşamlarına devam ettiklerini belirten Halime teyze: kadınların keçi yününden kıl çadırlar yaptığını, erkelerin de çobanlık yaptığını ve bu şekilde hayata karşı mücadeleyi verdiklerini ifade ediyor. Yaylaya çıkmadıkları şimdilerde ise, zor da olsa sadece büyükbaş birkaç hayvanla yetinmek zorunda kalıyorlar. Eskiden göçebe bir hayata bağlı olarak yaşadıkları için çocuklarını okula gönderemiyorlardı ama şimdilerde göçer çocuklarının hemen hemen hepsi okuyup güzel meslekler elde etmekte.
Yerleşik hayata geçen göçerlerin çoğu kendilerine yeni iş alanları oluşturmuş

Eskiden Göçerlik yapan ama şimdilerde şehir merkezinde iş alanları oluşturarak üretici olmaya devem eden birçok insan var. Mahallede çorap fabrikası açarak birçok insanın da bu fabrikada geçimini sağlamasına yardımcı olan Hacı Kasım da bu Göçerlerden biri… Küçük ama belki de mahallede yaşayan göçerlere büyük bir umut kaynağı olan ve Batman’da verim elde eden en güzel fabrikalardan biri… Bu fabrikada 20 kadın ve 20 erkeğe yakın işçi çalışmakta. Ayrıca fabrikada üretilen çoraplar Batman’ın yanı sıra bölge illere de dağıtılmaktadır.
Dağlara, ovalara, serin yaylalara özlem…
Uzaklara gülümseyerek bakan göçerler hayat şartlarının eskiye göre zor olmadığını teselli bilerek sevinseler de içlerinde dağlara, ovalara, serin yaylalara ve buz gibi akan sulara öyle büyük özlemler var ki bunu dile getirmeseler de gözlerinden okumamak elde değil. Halime teyzenin dediği gibi bütün yaşamımıza yansıyan bölgedeki sorunlar maalesef onlarda da öyle derin yaralar açmış ki bu yaralar kabuk bağlasa da iz bırakacağı kesindir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder