Aşk engel tanımaz dedikleri bu olsa gerek. Tüm zorluklara göğüs gererek sevdiğinin yanında olmak ister insan, para pul önemli olmaz gözlerin aşktan kapandığı o dönemde, her şey mubahtır sevgiliye giden yolda. Nursel ve Mehmet Aşanbuğa çiftinin aşklarında boylarının engel olmadığı gibi. 12 yıl önce nikah masasında "iyi günde kötü günde, hastalıkta ve sağlıkta" diyerek herkesin önünde söz vermişlerdi, bugün hala aşklarını ilk günkü kadar taze tutan 110 ve 121 santimetre boyundaki Nursel ve Mehmet çifti. Yaşadıkları sıkıntılara rağmen 'aşkımız tanıştığımızda nasılsa şimdi de öyle, hiçbir eksilme yok' diyen çiftin mutluluklarına gölge düşüren tek şey geçim sıkıntısı. Mersin'de bir oto tamircisinin yanında esnafa çay dağıtarak geçimlerini sağlayan 110 santim boyundaki Nursel Aşanbuğa ve 1 metre 21 santim boyundaki Mehmet Aşanbuğa bu konuda yaşadıkları sıkıntıları gözlerinde çaresizlik izleriyle anlatıyorlar. Her ikisi de yoksulluk içinde büyüyen Mehmet (43) ve Nursel (47) çifti aradıkları mutluluğu birbirlerini tanıdıktan sonra bulmuşlar. Babamız dedikleri oto tamircisi Hüseyin Gökçay vesile olmuş çiftin yuva kurmasına. 12 yıllık evli olan çiftin tek isteği başlarını sokabilecek bir evlerinin olması. İki odalı, tahtaları çürümüş tavanlı, kendilerine göre dizayn ettikleri küçük bir evde yaşayan çift için kış ayları bir cehennem oluyormuş. Çevredekilerin yardımlarıyla hayatlarını devam ettirmeye çalışan Mehmet ve Nursel çifti, ?Bir gün paramız olursa ilk işimiz bir ev satın almak olacak ama yine bu mahallede. Çünkü buradaki komşularımı bize destek oluyorlar, babamız bize kol kanat geriyor, onlar olmazsa biz mahvoluruz? derken gözlerindeki aktı akacak yaşları gizlemeye çalışıyorlar. Hem evdeki işlerle ilgilenen hem de eşine çay ocağında yardım eden Nursel Aşanbuğa yaşadıklarını anlatırken sadece eşinin sağlığını düşündüğünü ve bunu için büyük mücadeleler verdiğini tüm samimiyetiyle şu sözlerle anlatıyor: ?Mehmet de ben de çok acılar çektik. Başlarda evlenmek istememiştim ama şimdi iyi ki de ona evet demişim diyorum. Çünkü birbirimizden başka kimsemiz yok. Buradaki insanlar sağ olsunlar bize destek olmaya çalışıyorlar. Ama Mehmet?im astım ve bronşit hastası. Ona bir şey olmasından çok korkuyorum. Hiçbir sağlık güvencemiz yok, doktora götüremiyorum. Bir yardımsever beş yıllık sigortasını yatırmıştı ama sonra yatıramayınca durdu. Şuan elimiz kolumuz bağlı. Ben sadece onun sağlığına kavuşmasını ve sigortasını yatırıp emekli olmasını istiyorum. Beş yıllık daha sigortası yatarsa emekli olabilecekmiş.? Aşkları var ama paraları yok Her şeye rağmen içlerindeki inancı ve mutluluğu kaybetmeyen Mehmet ve Nursel çifti çalıştıkları çay ocağında işlerin durgun olduğu şu günlerde günde 8 ytl kazanarak ihtiyaçlarını gidermeye çalışıyorlar. Çiftin içinde bulunduğu duruma bir çare bulunamamasına çevredeki vatandaşlar da tepkili. Sohbete dahil olan bir yakınları tepkisini şu sözlerle dile getiriyor: "Mersin'de varlıklı insan sayısı çok, bunu hepimiz biliyoruz. Ve zor durumda olan iki insana yardım eli uzanmıyor. Evleri yok, sağlık güvenceleri yok, herhangi bir gelirleri yok. Ne yapacak bu insanlar. Ömürlerinin sonuna kadar birileri onlara yardım etsin diye bekleyecekler mi? Bu bir insanlık ayıbıdır. Birbirimize bu kadar uzak durmamalıyız." "Karım olmazsa yaşayamam" İnsanlar istediklerini elde ettikçe daha fazlasını isterken Mehmet ve Nursel çiftinin istedikleri tek şey bir evlerinin ve sağlık güvencelerinin olması. Emekli maaşlarını alıp her insan gibi sıcacık yuvalarında oturmak istedikleri şey. Birbirlerine duydukları sevgi bazen onlara her şeyi unuttursa da sabah aynı sorunlarla uyanıyor olmak üzerlerindeki yükü bir kat daha artıyor. Konuşurken gözlerini birbirlerinden bir an olsun ayırmayan çift görenlerin içini titretiyor. Mehmet Aşanbuğa eşine olan sevgisini açık yüreklilikle söylüyor, ?karımı çok seviyorum, o olmazsa ben yaşayamam. Eve gidip de onu evde bulamayınca aklımı kaçırıyorum. Her yerde onu arıyorum.? Diyerek geçen 12 yıla rağmen sevgilerinden hiçbir şey eksilmediğini gösteriyor fazlasıyla.
Lavaboya merdiven Çiftin iki odalı, tavanı hasarlı küçük evlerinin mutfağını da kendilerine göre dizayn edilmiş durumda... Mehmet ve Nursel çifti ?evler bizim standartlarımıza göre yapılmadığı için çok sorun yaşıyoruz. Mutfak tezgahı da bizim boyumuzdan yüksekte olduğundan yemek yaparken, bulaşık yıkarken zorlanıyoruz. Bu nedenle de kendimize uygun olması için basamaklar yaptırdık " diyerek ihtiyaçlarını karşılamak için ürettikleri çözümlere de hayranlık uyandırıyorlar. Çocuk istemiyorlar Nursel Aşanbuğa, önceki yıllarda çocuk sahibi olabilmek için hastaneye başvurduklarında, 150 santimetreden kısa boylu kadınların hamileliğinin riskli olmasından dolayı bu isteklerinden vazgeçtiklerini söyledi. Yapılan incelemelerde doktorların kendisine hamile kalması halinde sürekli olarak evde dinlenmeye çekilmesi gerektiğini söylediklerini ifade eden Aşanbuğa, yaşadıklarını şöyle anlatıyor: "Zaten bütün gün eşimle birlikte çalışırsak zorla geçiniyoruz. Bir de benim evde kalmam eşimin yükünü çok artıracaktı. Ayrıca evde benim bakımımla üstelenecek biri olmaması nedeniyle dinlenmem neredeyse imkansız. Biz de bu koşulları göz önünde bulundurarak, çocuk isteğimizden vazgeçtik." "Bisikletim benim her şeyim" Mehmet Aşanbuğa ulaşım için kendisine en uygun olan şeyi yani bisikleti kullanıyor. 8 yıldır aynı bisiklete binen Mehmet Aşanbuğa faturaları yatırmak için bisikletiyle gidiyor, alışveriş yaparken de bisikletini kullanıyor. Ve bisikletiyle bir tur atarak güzel pozlar vermeyi de ihmal etmiyor. Nursel Aşanbuğa "Eşimle bisiklete binmekten korkuyorum" derken "O bizim elimiz ayağımız" demeyi de unutmuyor.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder