29 Mayıs 2008 Perşembe

YERLİ BİLGİSAYARLAR YERİNDE DURMUYOR
Haber : selçuk SAĞLAM

Günümüzde bilgisayarın her alanda kullanılması bilgisayarı artık lüks olmaktan çıkartıp ihtiyaç haline getirdi. Bunun neticesinde satışlar bugün itibariyle iki milyon seviyelerine kadar yükseldi. Bu rakamın yaklaşık yarısı toplama bilgisayardan oluşmakla birlikte geriye kalan kısmı ise global satıcılarla yerli üreticiler arasındapaylaşılmaktadır.Escort,Casper,Vestel, Aidata, Beko, Arçelik,
Exper gibi markalar başta olmak üzere bilgisayar pazarındaki yerli üreticiler satışlarını her geçen gün artırmaktadır. Bu satış grafiği firmaların marka değerini hızla yükseltiyor. Yerli markaların sekiz yıl gibi kısa bir geçmişi, onların en büyük dez avantajı. Yapılan araştırmalara göre ülkemizin bilgisayar pazarındaki en yüksek satışlarına sahip firmaları Toshiba, Asus, Hp, Casper ve Vestel olarak öne çıkıyor. Bu sıralamada iki yerli üreticinin bulunması oldukça sevindirici.

Neden tercih ediliyorlar :

Yerli üreticilerin tercih edilme nedenleri ,teknolojik gelişmeleri uluslararası markalara göre daha hızlı ve değişken bir biçimde sunabilmeleri, aynı zamanda ülke genelinde servis ağlarının geniş olmasıdır. Yerli ürünlerdekiyedek parça fiyatları global ürünlere
göre daha avantajlı. Yerli markalar ülkemizde yaşanan ekonomik değişkenliklere göre stratejik bir çalışma yaparak, ihtiyaça göre çözüm üretmeye başlamışlardır. Bu çalışmalar üreticilerin kar paylarının yükselmesini sağlamıştır.
Uygun fiyat ve özgürce parça seçme kolaylığı insanları yıllarca toplama bilgisayara yönlendirmişti. Fakat son yıllarda bu tutum
değişmeye başladı. Bunun nedenlerini toplama bilgisayarların sık arıza vermesi, parçalar arası uyumsuzluk sorunu, arıza
durumunda hizmet sorunu, güven vermemesi, lisanssız oluşları olarak sayabiliriz. Casper ve Exper Türkiyede yerli PC deyince ilk akla gelenlerden. Vestel, Beko, Arçelik ise daha önce bilindikleri halde kısa zamanda bilgisayar piyasasında pay sahibi olan başarılı şirketlerden. Türk PC piyasasının en eskilerinden 1989 yılından bu yana pazarda olan Aidata, son yıllarda önemli çıkış yakaladı. Ama dizüstünde aynı çıkışı yakalayamadı. Casper ve exper gibi iç pazar rakipleri Aidata ‘yı geride bırakmış durumda. Fakat dağıtım kanalında aidata rakiplerini sollamış görünüyor.


Pc alırken önümüze çıkan yerli yabancı ayrımında bir kere daha düşünmek gerekiyor

Türk malı ürünler ülkemizi yurtdışında da temsil etme gücüne sahip olduklarından, markalar arası rekabeti ve ülkemizde fiyatların düşmesini, hizmetin kalitelileşmesini sağlamaktadırlar. İthal edilen ürünlerle yerli ürünler arasındaki fiyat farkı açıkça gözlenmekte. İthal ürünlerin gümrükten geçerken vergiye tabi tutulması fiyatının neredeyse ikiye katlanmasına neden oluyor. Örneğin; yurtdışından ithal edilen Toshiba’ nın bir diz üstü ürününün fiyatı yaklaşık 2000 YTL. Aynı özelliklerdeki bir diz üstü Casper’a 1600 YTL ‘ye sahip olabilirsiniz. Fiyat çekiciliğinin yanında, yaygın servis ağı ve garanti güvencesi vermesi sizi ister istemez yerli üreticiye yönlendiriyor. Fakat pahalı olan her zaman iyi olandır mantığı ile hareket ederseniz bir Toshiba ürününü tercih edersiniz. Dünya piyasalarına baktığımızda yerli ve yabancı üreticiler arasındaki rekabet ülkeden ülkeye fark göstermekte. Son yıllarda yerel markalar global markaları sollamış durumda. Örneğin ispanyada yerli üreticiler diz üstü piyasasında lokal bir marka olarak önemli bir güç merkezi olmuşlardır. Yerel üreticilerin ortak sorunu markalaşma olarak ön plana çıkıyor. Marka firmaların herşeyidir. Bu nedenle firmaların markalaşma yönumdeki atılımları en zor zamanlarında bile durmamalıdır. Türk malı üreticileri marka global marka olmak istiyorlarsa ürünlerine sahip çıkmalı servis hizmetlerini vaktinde yapmalı. Yerli ürünlerle yabancı ürünler arasındaki fiyat farkının %15’e kadar düşmesi, markalaşma yönünde aşama kaydettiğimizi gösteriyor. Artık bilinçlenen müşteriler yazılınlarda ve proğranlarda bile yerli üretimleri kullanıyor, bazı devlet kademelerinde Windows yerine yerli üretim ‘PARDUS’ kullanılmaya başlandı bile .

DİZ ÜSTÜNDE PAHALI OLAN EN İYİ OLAN MIDIR ?
Teknolojiyi yakından takip edenler ve mobil olmak zorunda kalanlar için laptop seçenekleri çoğalmakta. Sürekli yeni modellerin çıktığı ve eskilerin pabucunun dama atıldığı şu günlerde eski modellerin fiyatları oldukça düştü. Fiyatları 699 ile 800 dolar arasında değişen dizüstüler ilgisi olan ama fiyatları yüksek bulan kullanıcılar için oldukça cazip. Özellikle bu günlerde büyük alışveriş merkezlerinde kampanya fiyatı adı altında eski modeler eritilmeye başlandı. İşte pahalı - ucuz laptop ayırımı burada başlıyor. Bu durum karşısında çelişkiye düşen alıcılar ise halk arasındaki ‘iyi olan pahalı olandır ‘ mantığı ile hareket ediyor. Bazı alıcılar ise uygun fiyatları görünce hemen modeline markasına bakmadan bir dizüstü sahibi oluyor. Alıcı için en iyi olan ihtiyacı olandır. Profesyonel işler için kullanmayacaksak ‘ucuz ‘ diye nitelendirdiğimiz ürünler bir öğrenci için oldukça ideal. Bu ürünleri aldığımız da kendinizi oldukça şanslı hissedeceksiniz çünkü 1000 dolar ve üzeri seçeneklerde bulunan bir çok özellik bu ilk modellerdede mevcut.Örneğin neredeyse tamamında kablosuz ağ, kablolu internet,modem,ethernet standart bir şekilde var. Parlak ekran ve hafıza seçenekleri neredeyse fiyatları yüksek modellerle aynı. Tabi bu bilgisayarlarında eksileri bulunmakta. İşlemcileri ve ekran kartları başta olmak üzere kullanılan parçalar düşük performanslı .Birçoğunda genellikle anakart ile birlikte çalışan entegre kartlar bulunuyor. Bu nedenle istediğimiz oyunları oynayamayabilir veya autoCAD gibi ağır yüklü grafik seçeneklerini göremeyebiliriz.
Bunun yanında bu bilgisayarları ucuz diye hafifte olmasını beklemeyin oldukça ağır modellerdir. Ağırlıkları 2.5 kg nin üstündedir.

Hiç yorum yok: